Diyetin gen ekspresyonu üzerindeki etkisini inceler (örneğin, omega-3 yağ asitlerinin iltihap genlerini baskılaması).
Beslenme biyokimyası, besinlerin hormonlar üzerindeki etkisini de inceler. Tokluk ve açlık hissi sadece bir duygu değil, biyokimyasal bir sinyaldir.
Vitaminler ve mineraller enerji vermezler ancak enerjinin açığa çıkmasını sağlayan enzimlerin ve koenzimleri olarak hayati rol oynarlar. Beslenme BiyokimyasД± Oku
Bağırsaklarımızdaki trilyonlarca bakteri, bizim sindiremediğimiz lifleri fermente ederek üretir. Bu asitler hem bağırsak sağlığı hem de sistemik metabolizma üzerinde doğrudan biyokimyasal etkilere sahiptir.
beslenme biyokimyası, tabağımızdaki gıdanın DNA'mıza, hormonlarımıza ve hücrelerimize fısıldadığı dili anlamaktır. Sağlıklı bir yaşam, bu biyokimyasal makinayı doğru ham maddelerle beslemekten geçer. karaciğer ve kaslarda glikojen olarak depolanır
İşte beslenme biyokimyasının temel sütunlarını kapsayan detaylı bir inceleme: 1. Makro Besinlerin Metabolik Kaderi
Enerji metabolizmasında (ATP üretimi) katalizör görevi görürler. tabağımızdaki gıdanın DNA'mıza
Karbonhidratlar glikoza parçalanır. Glikoz, hücrenin ana enerji birimi olan ATP üretimi için glikoliz ve Krebs döngüsü süreçlerine girer. Fazla glikoz, karaciğer ve kaslarda glikojen olarak depolanır; bu kapasite dolduğunda ise de novo lipogenez yoluyla yağa dönüştürülür.