Bir Grup Terapisi Hikayesi | Psikodiyet

Seans biterken moderatör bir ödev verdi: "Bu hafta acıktığınızda kendinize sorun; aç olan midem mi yoksa şefkat bekleyen kalbim mi?"

Sıra Selin’e geldiğinde sesi titredi. "Dün gece yine oldu," dedi. "Mutfak lambasını açmadım bile. Karanlıkta, tezgahın başında ne yediğimi anlamadan tıkındım. Karnım aç değildi ama içimdeki o kuyu... O hiç dolmuyor." Bir Grup Terapisi Hikayesi Psikodiyet

Selin odadan çıkarken su şişesini o kadar sıkı tutmuyordu. İlk defa, tabağını doldururken kendisini de beslemeyi deneyecekti. Çünkü zayıflamak bir rakam meselesi değil, kendiyle barışma hikayesiydi. Seans biterken moderatör bir ödev verdi: "Bu hafta

Bu hikaye taslağını formatına mı dönüştürelim, yoksa üzerine bir sosyal medya serisi mi kurgulayalım? Bir Grup Terapisi Hikayesi Psikodiyet

Moderatör söze başladı: "Bugün tabağınızdakini değil, o tabağı dolduran duyguyu konuşalım."

Aynadaki yabancıya duyulan sebepsiz kızgınlıktı.